9016

Info
Yaşam biçimiyle bile farklılaşarak bütünleşmeye izin veren, kendini zorlamadan, evrenin yavaş ve doğal bir biçimde değişimine - ki buna teknolojik, politik, coğrafi, sosyal tüm değişimler dahil edilebilir – uyum sağlayarak gelişmek ve devam etmek durumunda kalan bu inanca ait bir ibadet mekanı oluştururken, yüzlerce yıl yıpratılmış ve unutturulmak istenen bu inancın kültür ve gelenekleri kadar, benzer bir geçmişi paylaşan, yıllar önce yapılmaya başlanmış ve çeşitli sebeplerden tamamlanamamış bir yapının izleri de bulunmaktadır ve özenle dikkate alınmıştır.Mevcut bina içi boşaltılmış bir bütünün eksik kalan parçası olarak düşünülmüş; son üç katı yıkılarak, geride kalan katların taşıyıcı sistemi korunmuş ve bu iskelete çeşitli kotlarda yapılan ekleme ve eksiltmelerle, Kültür Evi için gerekli işlevler yerleştirilerek, unutulan geleneklere ve mevcut duruma uyum sağlayarak geçmişi kısmen unutma ya da yeni yaşam biçimine göre yeniden hatırlama ve belki yanlış hatırlama fakat yine de aynı inançla devam etme kavramına atıfta bulunulmuştur.
Mevcuttaki ızgara dokunun geride bırakılan katmanlarına yapılan müdahaleler daha esnek ve bütüncül işlevsel mekanlar oluşturma adına, bir çeşit uyum sağlama olarak görülmüştür. Kültür Evi ve Cemevi işlevinde iki temel mesele olduğu düşünülürse; Kültür Evi çeşitli müdahalelerle mevcut yapı içine adapte edilmiş; Cemevi ise, -Kültür Evi’ni kendine baz alarak- yine mevcut yapının yıkılan katmanlarının hemen arkasında uzanan kentin jeopolitik geçmişinden kaynaklanan parçalı dokusunu üzerine bir gölge gibi almış, sanki hep bu şekilde var olmuş, hep oradaymış gibi, mevcut yapı dokusunu da parçalayarak, göz önünde gizlenmiştir.
Meydan, dört duvarında Dört Kapı ve Kırk Makam’ın kurgusal olarak temsil edildiği, gerektiği an kadar dünyevi hayattan uzaklaşacak ve kişinin kendi iç dünyası ile kutsal olan arasına mümkün olduğunca fazladan herhangi bir nesne ya da düşüncenin girmesine engel olacak şekilde sade, sakin ve modern bir hacim olarak tasarlanmış, Dede’nin cemaate hakim olabileceği şekilde makamlandırılan Post, ‘3, rakamının kutsallığını da vurgulayacak şekilde üç düşey çizgi ile simgelenmiştir. Orta alanda, 12 imamı sembolize eden onikigen döşeme izleri, Dar’a durulacak kurgusal düşey hattı merkez alarak Semah yapılacak alanı da belirlerken, küçülerek çoğalan izler, birçok yüzün tek’e indirgenmesi ya da tek’in birçok yüzü oluşturması olarak yorumlanabilir. Tüteklikli örtüyü oluşturan sekiz kurgusal köşenin dört kenarı taşıyıcı sistemle entegre edilip, diğer dört kenar Dar alanın izdüşümü etrafında genişletilerek mümkün olan en az öğe ile alışılagelmiş geleneklere gönderme yapılmıştır